KALDI MI?
RC GNCTRK
Dışarıda kimse kaldı mı?
Çaydan, çayırdan, dereden, tepeden, dağdan, ovadan;
parmaklıklar arasından
geçmeyen kaldı mı?
Atın köprüleri, atın gemleri, yakın gemileri.
Kapatın kapıları — sımsıkı.
Dört nala sürün süvarileri.
Bu gelen Kudsîler ordusu.
bu İslâm’ın son karakolu.
Aman girmesin içeri, zındıkânın habis nefesi.
Yalnız nûranîler ile kudsîler nüfûz etsin aranıza.
Biz onun nuruyla, onuruyla dört nala koşarız.
Mâveraü’n-Nehr’den Seddülbahir’e;
Ulan Batur’dan Trablusgarp’a;
Hindikuş’tan Cebelitarık’a…
Hem bak, aramızda kimler — kimler var!
Havsalan almaz, rüyalarınıza sığmaz.
En başta Battal, yanında Harzem; hemen ardında Dücâne ile Zekvân.
Yolda kalanlar kaldı mı bilmem amma…
Lütfen onları da alın aranıza;
aman, dışarıda kimse kalmasın.
Bu yol ki, diğerkâmların yolu.
Burası Medrese-i Yusufiye dergâhı;
dövene elsiz, sövene dilsizlerin yolu.
Bu yol Mevlânâ’nın —
“Ne olursan ol, yine gel” diyenlerin yolu.
Aman, dışarıda kimse kalmasın.
Bizim gönlümüzde herkese bir yer var;
zulme dâhil olanlar bile.
Gel kardeşim, sen de gel.
Bakarsın, gün gelir yolumuza düşer,
özür üstüne özür diler.
Elinizi uzatmaya hazır mısınız?”
Dedi mi, demedi mi? Yıllar evvel.
İşte tam da o an, kazanma anı.
Hiç olmadı mı sanki?
İstersen Zât-ı Şâhâne’ye bir bak:
Hazret-i Yahşi’yi nereye koyacaksın?
Hazret-i Yavuz’un üzengisine mi?
Mecâz icra ediyorum, beyler — rica ediyorum lütfen.
Biz de deriz ki:
“Yok öyle bir şey kardeşim, nereden çıkarıyorsun bunu?”
Biz kazanmak ile mes’ulüz, onarmak ile mef’ûl.
Bu adanmışlığın ruhu — gayrısı Hakk’ın hukuku.
Bak ne diyor Rûhu’l-Kudüsü’l-En‘âm’ın asrımızdaki gölgesi:
“Sizler Kudsîler ordususunuz.”
Kaderin yolu değil;
adanmışlığın yolu.
Artık kervan düzüldü.
İki cihan serverinin gölgesine doğru…
Gerisini kaçıranlar düşünsün.
Umarım bu Kıtmîr’e de aranızda bir yer verirsiniz.
şakacıktan da olsa olanlardan biri.
Dedi mi demedi mi ?
Siz ne zannediyorsunuz ki onu.
Kalbin zümrüt tepeleri.




















