Öncelikle şunu söyleyeyim: Tam bir kılavuz, tam bir başucu kitabı. İster her gün bir doz, isterseniz de birden alıp bitirebileceğiniz bir eser.
Tasavvuf edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olan Şems-i Tebrizi, yalnızca Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatındaki derin etkisiyle değil, aynı zamanda fikirleri ve öğretileriyle de İslam düşüncesinde iz bırakmıştır. Makalat (Söylemler) adlı eseri, Şems’in sözlerinden ve sohbetlerinden derlenmiş olup onun tasavvufi anlayışını, düşünce dünyasını ve ilahi aşkı nasıl kavradığını bizlere sunar.
Şunu da unutmamak gerekir ki Makalat, bir kitap olarak doğrudan Şems tarafından yazılmamıştır. Onun sohbetlerinden, müritleri tarafından derlenen bir eser niteliğindedir. Bu yönüyle samimi, içten ve doğrudan bir anlatım içerir. Eserin temelinde İlahi Aşk ve Tasavvufun Özünü Anlamak, Mevlânâ ve Şems’in Tasavvufi Yolculuğu, Geleneksel Dini Kalıplara Eleştiri, İnsan ve Hakikat Arayışı gibi konular ön plana çıkar.
Dil ve üsluba gelecek olursak, Makalat, klasik bir eser olmasına rağmen akıcı, içten ve etkileyici bir dille yazılmıştır. Şems’in ifadeleri sert, açık ve yer yer kışkırtıcıdır. Onun üslubu, klasik tasavvuf metinlerinden farklı olarak doğrudan ve samimi bir anlatı içerir. Cümleleri kısa ama etkileyici, söylemleri ise düşündürücü ve sarsıcıdır. Her bir cümlesi neredeyse hayatın özü, yılların insanlık tecrübesinin süzülmüş hâli gibidir; abartı sayılmaz.
Makalat, tasavvufi düşüncenin derinliklerine inmek isteyenler için eşsiz bir kaynak niteliğindedir. Mevlânâ’nın iç dünyasını ve dönüşümünü anlamak için Şems’in sözlerine kulak vermek gerekir. Onun fikirleri, günümüzde bile hâlâ etkileyici ve ilham vericidir.
Şems-i Tebrizi’nin Makalatı yalnızca bir tasavvuf kitabı değil, aynı zamanda bir ruh yolculuğudur. İçinde derin bilgelik, aşk ve hakikate ulaşma çabası vardır. Şems’in düşünceleri, bugün hâlâ ilahi aşkı arayan, hakikati sorgulayan ve manevi olarak kendini geliştirmek isteyenler için yol gösterici bir ışık olmaya devam etmektedir.
Eserden sadece bir iki sözü paylaşayım ki içinde ne hazinelerin olduğu, kapı aralığından bakanlar için anlaşılabilsin:
- “Sözün kıymetini lal olandan, ekmeğin kıymetini aç olandan, aşkın kıymetini hiç olandan öğren.”
- “Öyle bir şey söyle ki, ya yaşat ya da öldür! Ama asla yaralı bırakma!”
- “Tövbe makamı hep açıktır; yine de sen günahtan korun!”
- “İstemeyi bilmeyen, almayı beceremez.”
Keyifle okumanız dileğiyle…