• Anasayfa
  • HAKKIMIZDA
  • DERGİLERİMİZ
  • SERBEST KÜRSÜ
  • KİTAP
  • RESİM
  • Yazarlarımız
Seb-i Yelda
  • Anasayfa
  • HAKKIMIZDA
  • DERGİLERİMİZ
  • SERBEST KÜRSÜ
  • KİTAP
  • RESİM
  • Yazarlarımız
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • HAKKIMIZDA
  • DERGİLERİMİZ
  • SERBEST KÜRSÜ
  • KİTAP
  • RESİM
  • Yazarlarımız
No Result
View All Result
Seb-i Yelda
No Result
View All Result
AYAĞIMA YAPRAK TAKILDI

AYAĞIMA YAPRAK TAKILDI

Kasım 13, 2025
in DERGİLERİMİZ, ZEYNEP GÜLŞEN
Reading Time: 4 mins read
0

ZEYNEP GÜLŞEN

Yürümek zor gelmese o gün kilometrelerce yürüyebilirdi. İçinde dağ kırlangıçlarının kanatlarına takılan ümitlerden coşkun bir sel akıyordu. Ama yapmadı. Markete kadar gidip geri dönmeyi daha sıcak buldu. Yol iki taraflı dizilmiş ağaçlarla beraber uzuyordu. Marketten çıktıktan sonra okyanus esintisinden gelen temiz havayı içine çekti ve ağaçların gölgesinde uzayan kaldırımdan evine doğru yürüdü. 

Düşünceli hali çevresine odaklanmasına engel oluyordu. Bir ara nasıl olduysa yere düşen bir yaprak ayağına takıldı. Bir rüyadan uyanır gibi oldu. Ayağına takılan yaprağa baktı. Daha başka yapraklar da vardı yerde. Sebepsiz düşmezlerdi onlar yere; yukarıdan aşağıya, daldan toprağa. Ağaç vazgeçmişti. Bırakmıştı usul usul aylarca tuttuğu, beslediği eli. “Vazgeçiş!” dedi. Sesi çınladı göğsünün ortasında.  

Vazgeçiş…

Vazgeçilen mi, vazgeçen miydi?

Bu soruyu sormaya korkmuştu nedense. Baktığında can paresinin gittiğini göreceği için geriye dönmeye korkan bir anne gibiydi. Aklına gelen soru bir buğu gibi uçup gitmeliydi. Tutmak isterken daha patlayıveren sudan baloncuk gibi şeffaf ve kırılgan olmalıydı. Ağırlık yapmadan, yüreğini yormadan. Ruhunu örselemeden. 

Yaprak çok güvendiği ulu ağacın dalından kopup yere düşerken neler hissetmişti? Yüreğine korkular salınmış mıydı? Narin teni toprağa değince incinmiş miydi? Kim kimden vazgeçmişti? Ağaç mı yaprağından, yaprak mı ağaçtan? Yoksa her ikisi de hayatın akışına dem tutmuş da mevsimleri evirip çeviren gücün göstergesi mi olmuştu?

Sorular… Bitmeyen tükenmeyen…

Vazgeçtikleri ya da hatıralar sandığına koyup üzerlerine hicret kilidi vurdukları bir bir dökülmeye başladı. Aman Allah’ım! Neler vardı neler!

Yıllar vardı. Yaşananlar vardı. Hele hele alışkanlıklar… En can yakanı da ayrılıklardı. Annenin kokusunu aramaktı bir tülbentin aklığında.  Bir fotoğrafta kaybolmaktı evlat çarpıntısında. 

Bazen bir sesle irkilmekti. “Annem ben geldim!”

Dönüp baktığında ruhsuz bir duvara vurulmasıydı bakışlarının.

“Hiçbir şey göründüğü kadar kötü değildir.” dedi. Ve ömür yapraklarına doğru eğildi. 

Ömür… 

Dört şeklin bir araya geldiği ama iki sesle söylenen. 

Ömür… An an, damla damla süzülen.

Ömür… Gecelere serilen hasret, yüreğe saplanan serzeniş.

Ömür… Verilen bir sözle yeni bir varoluş.

Ömür… Ömrüne ömrünü vereceğin minicik tik taklara mısralar dizdiğin.

Ve ömür… Bazen dayanılmaz bir vazgeçiliş bazen lütuflar dolusu var ediliş. 

Teselliye yetmez ne cümleler ne de destanımsı hikayeler.

Bir düğüm, kördüğüm vardır tam da şuranda. Ömre atılan en acı düğümdür bu.

Vaktin vazgeçip bıraktığı sarı bir yapraktır o gurbetin bağrında.

Çarpar ayaz, çarpar zaman, çarpar koca bir avaz ve çarpar yürek. Kocaman bir varoluş, yüce bir hayata dokunuş. “Ben buyum belki de. Hayat suyunun kaynağından kopup gelen şebnem. İlahi rahmetin nakışlarında şekillenen iç içe bir alem.” 

Gün ikindi vaktinin sınırlarında geziniyordu. Bu arada bir yaprak daha düştü yere başka bir ağaçtan. Durdu, ağaca baktı. “Ömür.” dedi içinden. Ömrüme çizilen desenler ne kadar da belirgin. Yeryüzü gibi. Masmavi göğü de var. Denizler kadar hisler, dağlar kadar hayaller. Güneş doğunca görünmez olan yıldızlar ve gelen gece. Bir metafor içindeyim de düşlerime açılmak istiyor gibiyim. 

Eğildi, ayağına takılan yaprağı aldı eline. Sapından tuttu. İki parmağının arasında biraz döndürdü. Sararmış renklerinde ayrı bir güzellik olduğunu fark etti. Bir el gibiydi beşe ayrılmış haliyle. Yaprağın canlılığı gitmemişti henüz. Sapındaki serin havayı hissetti dokunuşlarından. “Yaprak rüzgara ne kadar direnebilir ki? Bir dala tutunmak değil mi elinden gelen? Ancak o da bırakır bir zaman tuttuğu elini. Ve sen düşersin sonsuz bir aleme. Yükselmek de derler kimileri ona. Uçarmış ulaşıncaya kadar cennetteki ağacına.”

Koyu sarı renkli yaprağı kitabın sayfalarının arasına özenle yerleştirdi. “Yıllar ne çabuk geçti!” diye geçirdi içinden. Ayağına takılan yaprağı aldığı günü hatırladı. Sonra hayatı, vazgeçişi, terk edilişi… Ağlayacak oldu yine. Bu sefer bırakmadı kapıdan sızan ışıklar onu kendi haline. Günü ve geceyi inşa edenin hakkı için büyüyecek, yükselecekti ümit dolu göklere. 

Yürümek zor gelmese çıkıp kilometrelerce yürüyebilirdi. “Yazmalıyım, hem de günlerce!” dedi. 

Tags: #POLONYASEBIYELDA#Zeynep Gülşen#ZEYNEPGULSEN
SendShareTweet
Previous Post

LUCJAN RYDEL

Next Post

TÜKENİR

admin

admin

Benzer Yazılar

Bir Sürur Vaktiydi – Zeynep Gülşen
ZEYNEP GÜLŞEN

Bir Sürur Vaktiydi – Zeynep Gülşen

Ağustos 4, 2026
DERGİLERİMİZ

Şeb-i Yelda 21. Sayısı

Temmuz 26, 2026
ŞEB-İ YELDA DERGİSİ 21.SAYI HUZURLARINIZDA!
DERGİLERİMİZ

ŞEB-İ YELDA DERGİSİ 21.SAYI HUZURLARINIZDA!

Temmuz 26, 2026
ŞEB-İ YELDA 20.SAYI
DERGİLERİMİZ

ŞEB-İ YELDA 20.SAYI

Haziran 20, 2026
SUSSAM OLMUYOR, KONUŞSAM ZOR-  Zeynep Gülşen
ZEYNEP GÜLŞEN

SUSSAM OLMUYOR, KONUŞSAM ZOR- Zeynep Gülşen

Mart 11, 2026
DERGİLERİMİZ

Şeb-i Yelda 19. Sayısı

Ocak 24, 2026
Next Post
TÜKENİR

TÜKENİR

Popüler

  • Trending
  • Comments
  • Latest
KİTAP İNCELEMESİ “BURUN”

KİTAP İNCELEMESİ “BURUN”

Mayıs 15, 2024
İNSAN NEDEN YAZAR ve NASIL YAZMALI?

İNSAN NEDEN YAZAR ve NASIL YAZMALI?

Mart 7, 2024
ŞEB-İ YELDA ŞİİR YARIŞMASI  “KALPTEN KALEME”

ŞEB-İ YELDA ŞİİR YARIŞMASI “KALPTEN KALEME”

Kasım 2, 2025
Sayı 12

Sayı 12

Mayıs 15, 2024
PAYINA NE DÜŞTÜ?

PAYINA NE DÜŞTÜ?

0
AZİZE KATARZYNA

AZİZE KATARZYNA

0
BİR AVUÇ DUA

BİR AVUÇ DUA

0
SAYI 2- AĞUSTOS 2020

SAYI 2- AĞUSTOS 2020

0
KÜÇÜK PRENS VE ANLAMINI YİTİREN İNSANLIK – ERTUGRUL INCEKUL

KÜÇÜK PRENS VE ANLAMINI YİTİREN İNSANLIK – ERTUGRUL INCEKUL

Ağustos 16, 2026
I SWEAR  “AĞZIMDAN KAÇTI” -SADIK UYAR

I SWEAR “AĞZIMDAN KAÇTI” -SADIK UYAR

Ağustos 16, 2026
ALGERNON’A ÇİÇEKLER KİTAP İNCELEMESİ -METİN ÖZDEMİR

ALGERNON’A ÇİÇEKLER KİTAP İNCELEMESİ -METİN ÖZDEMİR

Ağustos 16, 2026
MASURİA’NIN KALBİNDE BİR HUZUR KASABASI: MİKOŁAJKİ

MASURİA’NIN KALBİNDE BİR HUZUR KASABASI: MİKOŁAJKİ

Ağustos 15, 2026

Son Yazılar

KÜÇÜK PRENS VE ANLAMINI YİTİREN İNSANLIK – ERTUGRUL INCEKUL

KÜÇÜK PRENS VE ANLAMINI YİTİREN İNSANLIK – ERTUGRUL INCEKUL

Ağustos 16, 2026
I SWEAR  “AĞZIMDAN KAÇTI” -SADIK UYAR

I SWEAR “AĞZIMDAN KAÇTI” -SADIK UYAR

Ağustos 16, 2026
ALGERNON’A ÇİÇEKLER KİTAP İNCELEMESİ -METİN ÖZDEMİR

ALGERNON’A ÇİÇEKLER KİTAP İNCELEMESİ -METİN ÖZDEMİR

Ağustos 16, 2026
MASURİA’NIN KALBİNDE BİR HUZUR KASABASI: MİKOŁAJKİ

MASURİA’NIN KALBİNDE BİR HUZUR KASABASI: MİKOŁAJKİ

Ağustos 15, 2026
  • Anasayfa
  • HAKKIMIZDA
  • DERGİLERİMİZ
  • SERBEST KÜRSÜ
  • KİTAP
  • RESİM
  • Yazarlarımız
Mail: sebiyelda2020@gmail.com

© 2024 By Secret

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • HAKKIMIZDA
  • DERGİLERİMİZ
  • SERBEST KÜRSÜ
  • KİTAP
  • RESİM
  • Yazarlarımız

© 2024 By Secret

Bu web sitesi çerezleri kullanır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Ziyaret edin Privacy and Cookie Policy.